Yeniden Mükellef ve Mesul İnsan – İhsan Fazlıoğlu

  • Otomatlar gibiyiz,emir ve nehiyleri yapan, bilincin eşlik etmediği. Kendilik bilincinin eşlik etmediği eylemler üzerinde konuşmaya değer değildir.
  • İnsana ilişkin bir perspektif geliştirmiyoruz. İnsanı değiştirmediğimiz zaman , insana bakış açımızı değiştirmediğimiz zaman , insanın kendisine bakış açısını değirtirmediğmiz zaman insan piyasada mevcudu pratize eder. 
  • Eleştirmek, elemek, elden geçirmek demektir.
  • Fahreddin Razi, Rey şehrine gideceği zaman, büyük bir hazırlık yapılıyor, yaşlı bir kadın bu telaş nedir diye sorar, büyük bir İslam alimi şehrimizi ziyaret edecek derler. Nedir marifeti,” Tanrı’nın varlığına binbir delil bulmuş”, desenize “binbir şüphesini gidermiş” der. O kadının imanı fıtrî seviyededir, idrak seviyesinde değildir. İdrakin korumadığı bir iman çok çabuk sarsılır ve yok olur.
  • İslami düşüncenin Türkiyede (din dilinin) en önemli sorunlarından biri çok fazla aksiyonu var, çok fazla aksiyon insanı cendereye sokar, bunaltır,  hasta eder. Çünkü özcü ya da sabiteleri çok olan bakış açısında bir  düşüncede hareket imkanını kısıtlarsınız. Özcü düşünce çok fazla tümel kavramı üretir, tümel yargılara vardırır sizi. Olağanüstü bir şekilde günlük ilişkilerimizde bile çok  çabuk genelleme ve tümelleme yaparız. Değerlerimiz buna müsaittir. Böyle olduğu için tartışmaya, eleştirmeye açık olmadığından indirgemeci ve çatışmacı bir dil üretir. Bu da şiddeti besler. Kabileci bir düşünce getirir bu. Bu tür yapılanmalarda eleştiri insanı ürkütür, korkutur, konuşmaktan kaçarlar, mütaaladan, müzarekeden kaçarlar. kendisi gibi olan insnalarla düşüp kalkmayı severler, 24 saat onlarla birlilktedirler.Başka bir yere gittiklerinde ilk durumda kafaları karışır.
  • Başkasının yumruğunu yemeyen , kendisininkini balyoz zannedermiş.
  • Seyahat insanı kendi kümesinden çıkartan bir işlev görür.
  • Nasıl sorusu zor bir sorudur, emek vermeyi ve çalışmayı gerektirir.
  • Bizim bir düşünce metodolujisi kitabımız var mı? yok.
  • Karşımdaki olgu ve olayı kuşatacak kavramsal bir yapı yok elimizde, nasıl bir tepki vereceğim vs…
  • Söylemlerimiz doğru olabilir ama istikameti neresidir? Toplamda o söylem bizi nereye taşıyor , götürüyor? İstikamet , doğruyu tamamlayan bir unsurdur. Sırat-ı müstakim , doğru yol demek değildir, istikameti olan yol demektir. Klasik gelenekte istikamet-i muhkem derler, iyi,ahlaklı insan değil, yani bir yönü, yolu , gidiş güzergahı var.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir