Stalker – Andrei Tarkovsky[1979]

  • Andrey Tarkovsky ile yapılan çeşitli ropörtajlardan oluşan “Şiirsel Sinema” isimli kitabı okumamın ardından ikinci kez izliyorum bu filmi. Tekrar tekrar izlenilecek başucu filmi.
  • Hayatınızda izini sürdüğünüz ne var?
  • Hergün “bölge” ye yolculuklar yapıyoruz, Kendi ruhumuzun bölgelerine, ruhumuzu esnetiyoruz.
  • “Gerçeği aramak, o saklanıyor ve siz onu aramayı sürdürüyorsunuz.” “Bir yeri kazarken, gerçeği keşfedeceğim yerde gerçeğin çok değiştiğini görürüm. Epey kazdım, Özür dilerim, en iyisi adlandırmamak.” Sürekli içki içen ve konuşan sarhoş adamın konuşmasından. 
  • “Anlat bana profesör neden bütün bunların arasında kaybolmanıza neden fırsat veriyorsunuz?”. İnsanlar belli konularda çalışıyorlar gecelerini gündüzlerine ekleyerek ve sonucunda bir yerlerde kayboluyor buluyorlar kendilerini, kimi felsefenin dehlizlerinde, şiir’in sarhoşluğunda, kimi komploların uçurumlarında. Sonuçta kaybolunuyor. Ha şu da var, kaybolmadan(?) yaşayan halk yığınları da çoğunluğu oluşturuyorlar. Kaybolmadan bi şeyler bulunabilir mi peki? Bi şeyler bulmak için illa kaybolmak ya da kaybetmek mi lazım?
  • Bilinçaltı ve bilinçdışı ile ilgili benzetmeler müthiş
  • “Sırt çantandan kurtul, sana engel oluyor.” Bize engel olan, yürümemizi engelleyen neler var hayatta? Kendi yolumuzda yürümemizde engel olan , patates çuvalı görevi üstlenen, taşıdıkça daha da ağırlaşan, ha? İndirin onları , çabucak indirin, iyice ağırlaşmadan, sizi yolunuzdan etmeden,  hergün Fatiha da okuduğumuz o sırat-ı müstakimden ayırmadan.
  • Bölgeye giderken yazarın arkasına bakması sürekli, diğerlerinin tam tersi istikamete önlerine bakması.
  • Ceza yöntemi olarak insanın zenginleşmesi, öyle adlandırılması.
  • Geldikleri arabanın raylar üzerinden geri gönderilmesi, artık gidecek arabalarının olmaması, yani gemileri yakmak, Tarık bin Ziyad gibi.
  • Ayyaş olan yazar, günümüz başıboş insanını temsil ediyor, sürekli heva ve heveslerinin peşinde giden, amaçsız, hedefsiz insan. Bölge de Kafasına göre takılmak, disiplin tanımayan, bölgeyi anlmaya çalışmayan sadece sürüklenen insan. Cebinden çıkardığı şişeyi içmeye çalışırken yol arkadaşı yere döküyor . Arkadaşları temkinli hareket ederken, o umarsız, aptalca ilerliyor.
  • Sanırım tüm umutlarnı yitirmiş olanların geçmesin izin veriyor. İyi ya da kötülerin değil, fakat zavallıların.
  • Bir çabuta bağladıkları demir somun ile yol almaya çalışmak, ileriye düşünce okları fırlatmak sonra yol almak. 
  • “Çünkü onların tutku dediği gerçekte duygusal bir enerji değil, ruhları ile dış dünya arasında bir sürtüşme”
  • “Bir ağaç büyürken hassas ve esnektir, ama kuruduğunda ve sertleştiğinde ölür. Sertlik ve güç , ölümün refakatçisidirler. Uysallık ve güçsüzlük , varlığın canlılığın dışa vurumlarıdır. Çünkü katılaşan hiçir zaman kazanmaz.”
  • “Bazı piçler beni eleştirir, yaralanırım.Diğerleri beni yüceltir, yine yaralanırım.Yüreğimi ve ruhumu koyarım içine, Hem ruhumu hem  yüreğimi telaşla yerler. Pis ruhumu kurtarırım onu da yerler. Hepsi çok okumuş. Hepsinin duyusal yoksunluğu var. Hepsi sürü halinde geziyor, gazeteciler, editörler , eleştirmenler, sonu gelmeyen şefler.Ve hepsi çok , daha çok istiyor.”  Müthişş
  • “Düşünebildikleri tek şey, kendilerini nasıl satabilecekleri; çok ucuz olmadan. Nasıl her duygusal hareketlerinden mümkün olduğunda çok kazanırlar. Bir amaç için doğduklarını ve talep edildiklerini sanırlar. Yine de ‘yalnızca bir kez’ yaşarlar.Böyle insanlar bir şeye inanabilirler mi?”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir