Offret – Andrei Tarkovsky[1986]

  • Ortodoks bir keşiş öğrencisinden diktiği kuru bir ağaça su vermesini istiyor.Öğrenci de hiç ara vermeden 3 yıl boyunca o ağacı suluyor. Film bu hikaye ile başlıyor.Sonrasında  “Eğer biz de her gün tam aynı saatte bir ayin yapar gibi belirli bir davranışı hiç değiştirmeden sistemli olarak yinelersek dünya çok farklı olur.Bir şeyler değişirdi.Değişmesi gerekirdi.”
     Bu cümleyi çok önemserim, alışkanlıklar, her gün düzenli ve istikrarlı yapılan güzel alışkanlıklar. Başkaları için hergün aynı saatte verilen mücadele.Ve bu güzel alışkanlığı yıllarca devam ettirebilmek.Var mı böyle çaba ve mücadelelerimiz??? Hergün aynı saattte aynı yere suyu taşıyıp döküyor muyuz? Ha?
  • Kişi hiç bir şeyi beklememeli.İnsanları bir şeyleri beklediğinden bahsediyor Otto ,”Ben hayatım boyunca hep bir şeyleri bekledim durdum, bütün hayatım boyunca sanki tren istasyonunda bekler gibiydim.Bu bu zaman boyunca sanki yaşadığım hayat gerçek değildi de bir tür bekleyişti.” Öyle değil mi gerçekten, sürekli liseden sonra,üniversiteyi bitirdikten sonra, sınavdan sonra mutlu olmayı veya bi sürü şeyden sonra mutlu olmayı düşünmüyor muyuz, düşünmüyor muyduk? Ne oldu oysa?  Mutluluk bir varış noktası değil, yolculuğun ta kendisidir. Geçen bir arkadaş ‘kafa rahat olmayınca kitap falan okunmuyor’ dedi, peki kafa hiç rahatlayacak mı? Sürekli bir şeyler ardı sıra gelecek, peşpeşe kovalayacak ve bitecek hayat ansızın.
  • “Bir şeye gerçekten inandığım zaman o şey oluyor. Size verildiğine inanın sonra o size verilecektir”. diyor postacı Otto
  • Alexander ile dilsiz,lal oğlu bir ağacın altında oturuyorlar ve “İnsanlık da yanlış yolda, hem de tehlikeli bir yolda”. ++
  • “Gandhi haftada bir gün kimseyle konuşmazmış,sistemli olarak”. ++
  • “Ölüm diye bir şey yok. Sadece ölüm korkusu var. Bu dehşetli bir korkudur.Bazen insanlara yapmaması gereken şeyleri yaptırır.Ölümden korkmamayı başarsaydık her şey ne kadar farklı olurdu”. ++
  • “Teknik ilerleme dediğimiz şeyin bize getirdiği tek şey konfor oldu. Bi tür hayat standardı”. Öyle söylemiyor muyuz kasıla kasıla, benim bi yaşam standardım var, tuğladan kaleler inşa ediyoruz, taşıyamacağımız mobilyalara milyarlar harcıyor, ruhumuzu koruduğumuzu zannediyoruz öyle değil mi? Oysa ruh neydi bilen var mı?
  • “Kendimi hayata hazırlamıştım, daha yüksek bir hayata.Felsefe,din tarihi, estetik okudum.Sonunda bütün bunlar bana ayak bağı oldu”. Okulda öğrencilerime çizdiğim bir hayat çizgisi var, 0 dan başlayıp ölümle son bulan çizgi, Bu çizgi üzerinde en az 12~16 yıl Türk Eğitim Sisteminde geçiyor, sahi ne katıyor bize okullar, öğrenciler,öğretmenler,üniversite hocaları, artık her neyse? Yoksa bize ayak bağı mı, uyumsuzluk mu katıyor ruhumuza? Ayrıca sen arayış ve iyilik peşindesin Alexander, çünkü bilgi insanın üzerine bi ağırlık yapar, mutsuzluk yaratır, arayan mutsuzdur diyor ya Aruoba. Arayan ve ağırlığı taşıyabilen ve aynı zamanda mutlu olmanın da yolunu bulan biri olmalı inş.
  • “Mikroskopu cop gibi kullanıyoruz.” Batasıca Batı, tekniği putlaştırdı, tapılacak bir kutsal haline getirdi, yücelttikçe yüceltti. Zamanın edilgen ruhluları da onların egsoz kokularını akciğerlerine çekti. Başta eğitim, sektöre/sanayiye dönüşmüş durumda. Dev makinelere birer dişli yetiştirmiyor muyuz? Haa? İlaç sanayi,Tıp Sektörü, Mobiya Sektörü, Eğitim sektörü,… tüm sektörler neye/kime hizmet ediyor ve kimlerin elinde?? Ha?
  • Bir zamanlar bilge bir kişi gerekli olmayan şey günahtır demişti. Ve eğer bu doğruysa uygarlığımız baştan aşağıya günah üzerine kurulmış demektir”. Neler var hayatımızda gerekli/gereksiz sizce? Gereksizleri ayıkladınız mı hem maddi/manevi?
  • “Korkunç bir uyumsuzluk edindik.” ++
  • “Hayatını boşa geçirdiğini düşündün mü?” ++
  • “İki insan birbirini sevince eşit sevmiyorlar.Biri daha güçlü,diğer zayıf oluyor.Ve zayıf olanı düşünmeden seviyor.Hesapsızca” ++
  • Geçen uçakların, çıkardığı gürültüden Dolaptaki sütün devrilip dökülmesi.
  • “Neden her şeyin tam tersini yapıyoruz.Her zaman.” Yani yapmamamız gerekenin tam tersini. İstemediğimiz şeyin tam tersini. Pygmalion etkisi,ters çaba ilkesi bunun neresinde? ++
  • “İlkelerine bir kez ihanet edersen hayatla olan gerçek bağın kopar”. Vay canına.
  • Kız kardeşimin gençliğini hatırlıyorum, Berbere gidip saçlarını, o zamanlar moda olan biçimde kısacak kestirmişti. Oysa saçları inanılmaz güzellikteydi.Ağzı kulaklarında eve geldi. Babam onu görünce ağlamaya başladı”. +++++
  • Ayakbağı olan herşeyi yakmak bu hayatta,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir