Bülent AKYÜREK – Sözler

ONA AİT SÖZLER:

Bir gün ruhumdan özür dilemek isterseniz heykelimi yapmayın; sadece çok okuyun.

Müslüman ibaresi kimliğe, mümin ibaresi ise Levh-i Mahfuz’a yazılır. Bu dünyadayken “Elhamdülillah Müslüman’ım.” diyebilen bir çok insan, Mümin olup olmadığını öteki dünyada anlayacaktır.

Müslüman, kendinden çoğunlukla emin olan adamdır. En kötü günahları işlerken “Benim içim temiz abi…” demekten çekinmez. Oysa mümin, bir an olsun içinin temiz olduğunu aklından geçirmez. Zaten aklı yoktur! Mümin olmanın ilk depozitosu akıldır. Onu yaradana iade etmeden ayetlerin sırrına erişemezsin. Akılla birlikte kibrin de yok olur. Bu dine akılla girilir, akılsız çıkılır!

İlk duyduğumda beni çok güldüren fıkrayı size de anlatayım: Temel, kuruyemişçiye gidip sigara alıyor. Bir de ne görsün, sigaranın üstünde şöyle bir yazı: “Sigara cinsel iktidarsızlığa yol açar.” Panikle sigarayı geri koyup, adamın kulağına mırıldanır: “Sen yine öldüreninden ver daa kardaşum!”

Umarsızca “Tütün bitkisi Allah’a karşı dik durup, yapraklarını aşağı indirmediği için biz müminler onu yakarak cezalandırıyoruz.” diye şık bir cevap verirseniz sigara içmeyenlerin faşizminden kurtulursunuz. (Paragrafın başındaki -umarsızca- kısmı önemlidir, aman dikkat!)

“Batının teknolojisinden faydalanacak ama kültüründen etkilenmeyecekmişiz…” Hadi oradan? Bir vibratörden faydalanacağız ama ondan etkilenmeyeceğiz! Nasıl olacak?

Moda her çağda bir organa vurgu yapmaktır.

Bizim millet cümlenin arasına ”Ama” koydu mu, oradan tüyeceksin.

Ben; toplumun kafa olarak önünde, ekonomik olarak arkasında zavallı bir aydındım.

İnsanımızdan öğrenecek çok şey var. Öyle bir dil geliştirmişler ki, cidden karıncayı becerip belini incitmiyorlar.

Herkes hayatını önemsiyor. Herkes kendini dünyanın merkezine koymuş, büyük şehirde para kazanabilmekle dava adamı olmayı eşitlemiş, herkes herkesin işine karışıyor. Tutup ona badanacı olacağını söylesen, sen ne anlarsın, diye oracıkta döver, ekmek yedirmez, ama iş senin olunca herkesin burnu içine dalar.

Bahçesinde leğeniyle çamaşır yıkarken bacakları göründü diye, Tecavüzcü Coşkun’un saldırısına uğrayan, iki çocuk anası kadınların olduğu bir milli sinemadan batı ne anlayacak?

ONUN İÇİN SÖYLENMİŞ SÖZLER:

“Bana kitabını hediye ettiğinde ‘Ben bir yazarım’ dedi. Bir daha da onun kadar güçlü, inançlı, dolu dolu ‘Ben bir yazarım’ diyeni göreceğimden kuşkuluyum. Cesur romanını okuduktan sonra aslında ne kadar mütevazı davrandığını düşündüm. Üzülerek söylüyorum, bu ülkede yazık olacak bu çocuğa…” Uğur Mumcu

“Bir gün okuyacak kitap kalmayınca yazmaya karar verdim” dediğinde on yedi yaşındaydı. Mustafa Akyol

“Ruh çöküntüleriyle besleniyor kalemi. Çok kitap okuduğu her halinden belli. Genç yaşlardan beri yazıyor. Oğlum sevişmeye hiç mi vaktin yok senin?” Can Yücel

Romanlarını sinirlenmeden okumak zordur. “Mutlu insanlar orospu çocuğudur, bizi mutsuzluk insan edecek” diye bir satırla karşılaştığınızda neşeli olabilirsiniz! Mustafa Akyol

Kaynak : BÜLENT AKYÜREK – Ona ait ve onun için söylenmiş sözler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir